Giriş Yap Kayıt Ol
Genel | Forum Balıkesir Firma Ve Etkinlik Portalı
    Kategorisi
    Meslek Seçiminde Ailenin Önemi DETAY
    Meslek Seçiminde ...

    Duygusal zekâ alanında önemli çalışmaları olan Goleman’a göre bireyin duyguların oluştuğu ve tepkilerinin geliştiği ilk sosyal ortam ailedir. Birey, hangi durumlarda hangi tepkileri göstereceğini aile içerisindeki etkileşimleri sayesinde öğrenir. Bu öğrenme süreci her zaman doğrudan gerçekleştirilmese dahi  ebeveynlerin  çocuk üzerinde rol model olarak sahip oldukları etki neticesinde gerçekleşir ve kesintisiz olarak doğumdan ölüme değin devam eden bir süreçtir. Bu sürecin bir gerçeği olarak bireylerin meslek seçimi gibi bütün yaşamını etkileyecek kararların alınmasında da aile belirleyici olmaktadır. Anne ve babaların çocuklarının meslek seçimi gibi çok önemli bir konuda, meslekleri tanıtıcı yönlendirmede bulunmaları veya elde ettikleri bilgileri çocukları ile paylaşarak bunları tartışılabilir hale getirmeleri, çocuklarının ilgi duydukları bir mesleğe ilişkin onlarla sohbet etmeleri  çocuklarının yetenek ve ilgi alanlarını fark etmelerini ve bu alanda gelişmelerine katkı sunmalarını sağlar. Çocuklarına meslek seçimi konusunda rehberlik ederken aşırı katı veya aşırı esnek yaklaşımlar sergileyen ailelerin çocuklarının karar verme yetenekleri üzerinde olumsuz etkisi olduğu günümüz dünyasında artık tartışılmaz bir gerçek olmuştur. Genel olarak ailelerin sosyoekonomik yapıları, sosyokültürel durumları, bireylerin meslek kavramına bakışını ve yönelimini etkilemektedir. Ancak sosyoekonomik durum daha eğitim aşamasında çocukların meslek yönelimleri konusunda öncelikli olarak belirleyici olmaktadır. Örneğin gecekonduda yaşayan bir ailenin çocuğunun eğitimi ve meslek yönelimi konusunda göstereceği yol ile üst gelir grubuna dâhil olan bir ailenin çocuğunun eğitimi ve meslek yönelimi konusunda göstereceği yol oldukça farklıdır. Burada belirleyici olan ailelerin sosyoekonomik durumlarına bağlı olarak eğitimden beklentileri olmaktadır. Bu beklenti bireyin meslek yönelimi konusunda da yön verici olmaktadır. Birinci olarak örneklendirilen ailede kısa yoldan çocukların bir meslek edinmeleri ve para kazanacak evin geçimini sağlayacak noktaya gelebilmeleri için ağırlıklı olarak meslek okulları tercih edilirken; ikinci olarak örneklendirilen yüksek gelir grubuna dâhil olan ailenin çocuklarına yapacağı eğitim yönlendirmesi iş ve meslek seçiminden bağımsız kültürel bir aktivite olmanın ötesine geçmeyecektir. Ailenin sahip olduğu meslek çocukların meslek yöneliminde tıpkı sosyoekonomik ve sosyokültürel etkiler gibi zaman zaman belirleyici zaman zaman da didaktik olabilmektedir.  Birey henüz hiçbir mesleği tanımazken anne veya baba figürünün sahip olduğu mesleği öğrenmektedir. Bu sürecin sonucu olarak anne veya babanın mesleki tatminini, başarısını ve hatta ebeveynin her akşam işten eve geldiğinde ihtiyacı olan dinlence diliminin artıp azalmasını bile gözlemleyerek ebeveynin yaptığı mesleğe yönelik bir bakış açısı kazanmaktadır. Bunların dışında ebeveynin yaptığı meslek ile sahip olduğu sosyal statü, saygınlık vb. etkenlerde bireyin meslek seçiminde etkili olabilmektedir. Meslek yönelimine dair anne ve babanın yarattığı rol modelin dışında kardeş, ağabey, abla, hala, dayı gibi geniş aile de bireyin sevgi ve hayranlık duyduğu insanlarda etkileyici olabilmektedir. Ayrıca ailenin ata erkil, ana erkil, otoriter veya demokratik olarak tanımlanabileceği mümkünlüğünden yola çıkarak demokratik veya tutucu ailelerin meslek yöneliminde birbirinden çok farklı etkiler yarattığını söyleyebiliriz.  Örneğin taassup derecesinde tutucu olan bir ailenin kız çocuğunun eğitimi ve meslek yönelimi konusundaki yaklaşımı ile erkek çocuğun eğitim ve meslek seçimine yaklaşımı aynı olmayabilmektedir. Ancak demokratik ve değişime açık ailelerde cinsiyet ayırt etmeksizin çocuklarının eğitimi ve meslek seçimi konusunda maddi kısıtları dâhilinde çocuklarına destek olabilmektedir.   

    Başarılı Markalar İçerik Yönetiminde Neyi Farklı Yapıyorlar DETAY
    Başarılı ...

    Başarılı Markalar İçerik Yönetiminde Neyi Farklı Yapıyorlar İçerik pazarlaması son birkaç yılda çok fazla öne çıkmaya başlamıştır. Günümüzde ise neredeyse tüm büyük pazarlama stratejilerinde kilit rol oynamaktadır. İster hukuk firması olun isterseniz de teknik bir firma, içerik yönetimi pazarlama stratejinizin önemli bir parçasıdır. Ancak unutulmaması gerekir ki tek başına içerik etkili ve yeterli değildir. Eğer içerik pazarlamanızın gerçekten etkili olmasını istiyorsanız bunu birkaç adım daha ileri götürmeniz gerekecektir. Günümüzde insanlar çok fazla içerikle zaman geçirmektedir. Okuduğunuz bloglardan izlediğiniz videolara kadar içerik bombardımanı altındasınız. Influence & Co.'nun CEO'su John Hall bir yazısında, yıllar boyunca binlerce içerik ürettiklerini ve dağıttıklarını belirterek; deneyimlerine göre başarılı markaların kitlelerini iyi tanıdıklarını ve içeriklerini bu kitlelerle sürekli güven temeli oluşturmak için bir araç olarak kullandıkları söylemektedir. Ona göre içerik yönetimine yaptıkları yatırımlarla en büyük başarıları sağlayan markalar, içeriği tüm işlerinin ana aracı olarak kullanmaktadırlar. İçeriğiniz Nasıl Başarılı Bir Güven Temeli Oluşturursunuz? İçeriğinizin başarılı bir güven temeli üzerinde olduğundan emin olmanın üç yolu vardır: 1-İçeriğin tam olarak nerede gerekli olduğunu anlayın İçerik sadece bir pazarlama aracı değildir. İçerik aynı zamanda işe alma, satış veya bir finansman arayışı için bir araç olabilir. İçeriğe işinizin herhangi bir aşamasında ihtiyaç duyabilirsiniz. İlk adım, sorunun çerçevesini çizmek ve sonrasında ulaşmak istediğiniz hedef kitle hakkında olabildiğince fazla bilgi edinmektir. Hedef kitlenizin kim ve ne olduğunu kesin olarak belirledikten sonra, şimdi içeriğinizi oluşturabilirsiniz. 2-Kitlenizin ihtiyaçlarını anlayan kişilerle çalışın İçerik güvene katkıda bulunmalıdır. Farklı kitlelerinizi ve ihtiyaçlarını en iyi bilen kişileri bulun. Bu kişiler size, güvenilirliği gerçekten sağlayan içerik türlerini oluşturmada yardımcı olabilecekler kişilerdir. 3-İçeriğinizi güven oluşturmak için aktif olarak paylaşın. İçeriğinizi oluşturdunuz ama henüz bu içerik hedef kitlenizin ellerine ulaşmamış olabilir. Bu sebeple içeriğinizin kitlenize ulaşmasını sağlayın. Unutulmaması gereken en önemli nokta güven oluşturmanın tek seferlik bir girişim olmadığıdır. Markanızı, güvenebileceği bir kaynak olarak kitlenizin aklına yerleştirmek için birçok yol bulmalı ve bu şekilde paylaşmalısınız. Ancak her seferinde içeriğinizi doğru kişilerle paylaştığınızdan emin olun.   Açıkçası, içerik yönetimi ile ilgili yapılan en büyük hatalardan biri şimdiye kadar oluşturulan her içerik parçasını bir kerede göndererek kitleleri aşırı yüklemek olacaktır. Yararlı içerikler paylaşmak, hedef kitlenizin sizin hakkınızda daha fazla bilgi edinmesini yardımcı olacaktır. Öyle ki, bazen bu içerik kitlenizin aklında olan bazı endişeleri bile giderebilir. Eğer bu endişeleri hafifletebilirseniz, kitleniz ve markanız arasında güçlü ve güvene dayalı bir ilişki için önemli bir adım kaydetmiş olursunuz. İşletmenizin faaliyeti ne olursa olsun, içerik, güven oluşturmak ve başarıyı yakalamak için anahtar olacaktır.